BLOG

E-BÜLTENLER / KONSEPT PROJELER


Oğuz Bayazıt KONSEPT PROJELER

KONSEPT PROJELER

Proje hikayesi… 

Biz projeye tasarım sürecinin ardından dahil olduk. Bomontiada son derece kapsamlı bir proje. Projenin tasarım aşamasında Pozitif ve D.ream Türkiye’nin en önemli mimarlık ofisleri ile birlikte çalışmış, bütün doğru teknolojiler kullanılarak ve binanın kendi özellikleri korunarak bir proje oluşturulmuş. Projelerin birbirleriyle ilişkileri var ama birbirlerinin süreçlerini etkileyebiliyorlar; dolayısıyla her projenin tasarım süreci ya da devreye girme süreçleri farklı farklı. Mesela bir tanesi kullanılır durumda bir alandı; bir tanesine biz sadece özel izinle girebiliyorduk ve bir tanesi de kapalıydı. Sonuçta birden fazla mekân ve bu mekânların farklı işletme ve tasarım ekipleri vardı. Amaç belli ama bunu entegre bir şekilde organize edecek, süreci takip edecek, projelerin doğru uygulanması tarafında sorumluluk üstlenecek bir ekibe ihtiyaç duyuldu. Tüm yapım süreci yönetimi, tarihi binada proje yürütmenin gerekliliklerini takip edecek, uygulama tekniklerini bilen, teknik ekipleri yönlendiren bir proje yürütücüsü gerektiğinde sürece biz de dahil edildik.

Projenin doğası nedeniyle tabii ki farklı tasarım dilleri, farklı oyuncular ve hepsinin buraya kattığı bir takım öneri ve fikirler var. Dolayısıyla Bomontiada, işlerini iyi yapanların ve bunu ispat etmiş olanların bir araya geldiği bir proje. Mekânların her birinin kendi hikayesi var, bunları tasarımı yapan mimarlar daha detaylı aktarabilirler. Altyapı olarak ya da oradaki inşaat süreleri ile ilgili ilginç detaylar var. Örneğin; Delimonti oldukça büyük bir mekân olmasına rağmen tarafımızdan sadece 17 günde uygulama projeleri hazırlanarak tüm uygulamaları tamamlandı. Kiva’da aynı süreç 40 güne sığdırıldı ve bu mekânlarda çok ağır mutfaklar, altyapılar, depolar ve özel hijyenik uygulamalar var. Bunların planlamaları en fazla 40 gün sürüyor. Micro brewery ve Populist, proje detayları ve üretim yapması sebebiyle inşaat aşamasında en çok takip ettiğim alanlardan biri oldu.

Yapım yönetimi… 

Yapım yönetimi ihtiyacı oluştuğunda bu rol bazen sadece proje yönetim firması, bazen yapım yönetim firması diye tanımlanıyor, farklı isimleri var. Biz o ihtiyaçla birlikte devreye girdik. Görev bize verildiğinde biz proje tasarımcılarının hangi formatta uygulama yapılacağı, bu uygulama sürecinin ne şekilde olacağını dolayısıyla tasarımdan uygulamaya akacak bilgi ve detayların ne şekilde akması gerektiği, işletmelerin bu süre içinde seçecekleri yüklenicilerle burada işi nasıl yapabilecekleri, nasıl organize olabilecekleri gibi çok temel başlıkları planladık. Yapım yönetimini iki başlık altında toplamaya çalıştık. Birincisi sahadaki yapım işlerinin yönetimiydi. İkincisi proje içindeki farklı işveren ve tasarımcıların aynı hedefe giderken ortak paydalarda buluşmalarını organize etmekti. Bu süreci ofisimizden 30-35 kişilik mimar-mühendis ekibiyle yönettik. 

Ekip çalışması... 

Bütün ekipler bir araya geldiğinde bizim birinci rolümüz yapım yönetimiydi. İkinci rolümüz buradaki bazı restoranların konsept projelerden sonraki kalan tüm çalışmaları tamamlayıp burayı işlemeye hazır hale getirmekti. Diğer rolümüz de içimizdeki elektromekanik bilgi birikimi ve uzmanlar ile birbirinden farklı saatlerde farklı işlevlerde çalışan fonksiyonların aynı otomasyonla otele bağlanıp otelle birlikte çalışacak hale getirilmesiydi. Elektromekanik işlerin koordinasyonu, başka mimari ofislerin çok içinde barındırmayı tercih etmedikleri bir disiplin ama bu tip projelerde işin hızlı yürümesi adına çok faydalı oldu. Üç farklı mekânın kendilerine göre hazırladığı mekanik projelerin ve otelin buraya verdiği toplam güç içinde nasıl dağılacağı ve dengeleneceği, nasıl bir ana proje haline geleceği, nasıl otomasyon ile çalıştırılacağı konusunda koordinasyonu da biz yaptık. Bu bizim de meslek hayatımızda çok yapmak istediğimiz ama her proje de denk gelmeyen bir deneyim. İşletmelerin iklimlendirme – havalandırma ve elektrik ihtiyaçları çok farklı. Mekânın bütünüyle güzel olması için o mekânın tüm konfor unsurlarının detaylı bir şekilde yerine getirilmesi gerekiyor.

Proje yönetiminde daha doğrusu tasarım ekiplerinin ortak bir çizgide organize edilmelerinde en kritik nokta bence şu: Koordinasyonun iletişimi kapatmadan, iyi bir diyalog sağlayarak, projenin bütününden ve teknik gerekliliklerinden taviz vermeden ama bütünün içerisindeki tüm projelerin de özel ve gelen talepleri de anlayıp objektif değerlendirerek, bu arada restorasyon projenin gereklerini de yerine getirerek kotarmanız gerekiyor. Zaman yönetimi, farklı disiplinlerin süreçlerinin proje gerçekleşme hızını etkilemeyecek şekilde yönetimi de çok önemli. Tüm bunlar olup biterken iş sağlığı ve güvenliği konularını da yönetmeniz gerekiyor. Proje içinde görev alan mimarlık ofisleri ile birlikte böyle bir süreç geçirmek ayrı bir keyifti. Projeyi tasarlayıp iletmek yerine her hafta herkes buraya geliyordu. Hepimiz etkilendik çünkü projeden. Herkes çok pozitif olarak projenin bütün olarak hedeflerine katkıda bulundu.

Malzeme ve uygulamalar... 

Burası tarihi ve değişik bir bina olduğu için buraya yönelik farklı otomasyon çözümleri yangın vs. çözümleri var. Yapının altında çok büyük tesisat galerileri ve galerilerin içinde inanılmaz bir altyapı var. Bunların hepsinin üstünde hakkı verilerek duruldu. Her nokta titizlikle etüt edilerek yapıldı. Örneğin; Populist projesinin içinde akustik çözümler de önerdik. Akustik simülasyonlar yaptık. Sadece otomasyon ya da mekanik altyapıyla ilgili değil malzemeler ile ilgili de çok çalışma yapıldı. Kullanılan malzemeler en yalın halleriyle değerlendirildi. Çelik, sac, cam, ahşap gibi. Bu konuda net bir direktif verilmedi aslında ama bütün tasarımcılar konuya böyle yaklaştı. Bu genel yaklaşımda da belli oluyor. Binaların kendi içindeki doğal tuğlalar, bazı ahşap kaplamalar, eski kazanlar korundu. Korunabilen her şeyi korumaya ve projeye kazandırmaya çalıştık. Bu konuda mesleki bilgisi olmayan birisi oraya gittiğinde, bir mekâna girdiğinde, hangileri eskiden kalmış, hangileri yeni yapılmış çok kolay ayırt edemeyebilir. Malzeme seçimleri, kullanımları üzerinde konuşulmadan herkesin fikir birliğine vardığı bir konu oldu.

Sonuçta şu anki tasarımcılar, işletmeciler, biz orada emeği geçen herkes oranın eski haline saygı duyuyor. Şimdi ruh böyle olduğu için mutlaka bu operasyonların sonuçta bir takım başarılara ulaşması hedefleniyor ve siz tasarım yaparken de bu başarıları sağlayacak şeyleri bunun içinde barındırmak zorundasınız. Dünyadaki her üretilen eşya, cihaz, her şey bir değer. Bu sizin yolunuz üzerinizde kullanılabilir bir değerse bunu yolunuzdan atmak çok büyük bir israf ve dünyanın şu anki durumunda israfa hiç mi hiç yer yok. Tasarımcılarla birlikte hep bunun arkasında kalmaya çalıştık. Binanın, mekânların performansını etkilemeyecek, oyun içinde kalabilecek her şeyi içinde tutmaya çalıştık. Bu bir kapı da olabilir, eski bir kazanın bir aydınlatma planı olarak kullanılması da. 

İçimizde kalanlar… 

Bomontiada, üç sebepten dolayı umudumuzu korumaya devam ettiğimiz bir proje oldu. Birincisi, bu tip kimlikli zamanı düşünülerek yapılmış yapılar, yanına asıl yapısını zedeleyebilecek farklı şeyler eklenmeden de tekrar kullanıma kazandırılabiliyormuş ki bu çok önemli bir şey. İkincisi, farklı disiplinler ve farklı tasarım gruplarının bir arada böyle çalışabildiklerini deneyimledik. Üçüncüsü biraz da yaşayarak göreceğimiz bir konu. Cevabını henüz almamakla birlikte umutluyum. Öğrenciler, sanat meraklıları, bundan 40-50 sene önce babası elinden tutup oraya giden, zaman geçirenler, İstanbul içinde keyifle vakit geçirmek isteyenler, buraya gelip zaman geçirdiklerinde bu sorumun cevabını da almış olacağım. Bunlar benim çalışma azmimi, İstanbul’a bakışımı, mesleğime bakışımı, bu konularda karamsarlığa düşmek üzere olduğumda karamsarlığımı erteleme sebebim olacak aslında. Teknik altyapı olarak bundan daha zorlayıcı projeler yapıyoruz. Mimarlar&Markaları kitabınızda el yazımla hazırladığım mesajımda söylemiştim: Biz mimar olduğumuz gün ehliyet alıyoruz sadece. Sürüş deneyimi kilometre ile gerçekleşen bir şey, bu da öyle. Bir şeyi öğrenme yolunda ehliyetim var ve yolumda gidiyorum. Giderken bu proje benim için bir referans mıdır? Kesinlikle referanstır. Teknik olarak çok bir şey elde etmemiş olabilirim. Ama bunda birlikte kısa süre de bir şey yapabilmek tarihi binanın içinde gerçekten o binaya saygı göstererek, kurulun kararına saygı göstererek bir şey yapmak başka bir deneyim ve çok daha kıymetli.

 

GERİ DÖN

Dereboyu caddesi, No:78 Kat:1 34347
Beşiktaş İstanbul Türkiye
T. +90 212 227 03 01
F. +90 212 259 78 30

Oğuz Bayazıt Mimarlık

Twitter İnstagram Linkedin
Copyright © 2016 Oğuz Bayazıt - Designed by Moni